RSS

cipralex 10 mg ile hayat harika

cipralex 10 mg ile hayat harika

Görüşmeyeli uzun zaman oldu günlük… internete girmeyeli hayatımda çok şey değişti, bilgisayar ve diğer bağımlılıklarımdan tamamen kurtuldum, spora devam ediyorum, psikoloğa gittim, cipralex verdi 10 gündür kullanıyorum, ve inanılmaz değişimler görüyorum, gerek benim kendimi motive etmem gerek ilaç ve terapiler inanılmaz sonuç veriyor, artık ortamlara çok rahat birşekilde girebiliyorum, yeni arkadaşlar edindim , hayatım şu an için harika ama tedaviye spora ve sosyalleşmeye devam… depresyondan kurtuluyorum =) agresif yapım törpülendi gerçek kişiliğim ortaya çıktı sanırım, çekingenliğim yüzünden espri bile yapamıyordum ama şimdi gerektiği kadar cesurum aşırı davranışlarım törpülendi, iyiki varsın cipralex.. =))

This slideshow requires JavaScript.

mynet hürriyet milliyet oyun sahibinden video youtube araba e okul google 

 
Leave a comment

Posted by Kasım 8, 2011 in Depresyon

 

Zaza Je veux

Şimdiye kadar dinlediğim şarkılar arasında en çok ruhuma dokuna şarkı buyrun sonuna kadar dinleyin

İstiyorum

Ritz’de bir süt oda versen bana, istemem
Chanel’den mücevher, istemem
Bir limuzin versen bana, ne yaparım onunla ki?
Uşaklar teklif etsen bana, ne yaparım onlarla?
Neufchatel’de bir malikane, bana göre değil
Eiffel kulesini teklif etsen, ne yaparım onunla?

Aşk isterim, eğlence, iyi huy
Beni mutlu edecek olan paran değildir
Ölürken kalbimde bir el olsun istiyorum
Haydi birleşelim, özgürlüğümü keşfedelim
Tüm önyargını unut
Buyur benim gerçekliğime

İyi görgünden sıkıldım, bana çok fazla
Ben ellerimle yerim, ben böyleyim
Yüksek sesle konuşurum, dolaysızım
İkiyüzlülüğe son verelim, ben kurtuldum
Çifte konuşmalardan yoruldum
Bana bir bak, sana kızgın bile değilim, sadece ben böyleyim

Aşk isterim, eğlence, iyi huy
Beni mutlu edecek olan paran değildir
Ölürken kalbimde bir el olsun istiyorum
Haydi birleşelim, özgürlüğümü keşfedelim
Tüm önyargını unut
Buyur benim gerçekliğime

Kaynak: http://www.msxlabs.org/forum/yabanci-sarki-sozleri/362935-zaz-je-veux.html#ixzz1bbrBefe3

 
Leave a comment

Posted by Ekim 21, 2011 in Genel

 

Uzun bir süre yoktum..

Uzun bir süre günlüğüme birşeyler yazamadığımın farkındayım, herşey yolunda…

spora devam.. sosyalleşmeye ve bağımlılıklardan kurtulmaya devam… bu şekilde daha huzurluyum…

facebook yok hayatımda..

can dündarın bugünkü yazısını paylaşmak istiyorum..

Uyuşturucu ve silah bağımlısı 36 yaşındaki Jason Valdez, haziran ayında Amerika’da bir otel görevlisini rehin aldı.
Özel tim SWAT hemen olay yerine koştu; Valdez’le çatışmaya girdi. Çatışma 16 saat sürdü.
Valdez gece 23 sıralarında çatışma sürerkenfacebook’unu güncelledi; cep telefonundan bir arkadaşına “Direniyorum, her şeye hazırım” mesajı attı.
Gece 2’de twitter’dan kendisinin ve rehinesinin iki fotoğrafını paylaştı.
Sabaha karşı takipçilerinden biri, dışarıda kendisini kuşatmış olan SWAT timlerinin çalılıkların içinde saklandığını bildirdi. Valdez ona teşekkür etti.
Olayı internetten takip eden arkadaşlarından bir kısmı kendisini desteklerken, bir kısmı da teslim olmasını istiyordu.
Valdez’in bu İnter-medyatik sosyal gösterisi, sabah saatlerinde polis baskınıyla sona erdi.
İnternet başında sabahlayan takipçileri de gidip yattılar.
* * *
Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin dergisi “İletişim”de (Sayı: 32) Yardımcı Doçent Murat Hazar, “Sosyal Medya Bağımlılığı” başlıklı makalesine bu örnekle başlıyor.
Makaleyi okuyunca merak edip Valdez’in olay anındaki facebook yazışmalarına baktım
(http://mashable.com/2011/06/22/jason-valdez-facebook-updates/#17727Facebook-Update- June-18-625-am); hakikaten internetten canlı yayınlanan bir gerilim filmi duygusu veriyor.
Makalede başka örnekler de var:
Arap baharında sosyal medyanın rolünden etkilenen bir Mısırlı, yeni doğan kızına “facebook” adını vermiş.
İsrailli bir çift ise, muhtemelen önce facebook’tan fotoğrafını paylaştıkları bebekleri çok beğenilince ona, facebook’un “Beğendim” damgası olan “Like” adını takmışlar.
* * *
Mektuptan e-maile bir kuşakta geçilmişti.
Şimdiki gençler, belki birkaç yıl içinde “Eskiden e-maille yazışırdık; facebook’tan haberleşirdik” diye nostalji yapacaklar. Sosyal medya markaları öyle hızla değişiyor ki…
Hazar’ın makalesi, üniversitelilerin sosyal medya bağımlılığını inceliyor.
Ankete katılan 250 öğrencinin yarısı her gün 2 ila 4 saatini sosyal medya (çoğunlukla facebook) başında geçiriyormuş. Tabii ki çoğu “Neden” sorusuna “bilgi edinmek için” yalanıyla cevap veriyor.
Daha da ilginci, ankete katılanların yarısı, sosyal medyada fazla vakit öldürdüğünü düşünüp üzüntü duyuyor.
* * *
Aynı uyuşturucu bağımlılığına benziyor değil mi?
Hazar da öyle diyor.
Uyuşturucu gibi, sosyal medya da kullanıcıya gündelik huzursuzluktan kaçabileceği bir dünya vaat ediyor. Vaat gerçek oldukça kullanıcı daha da bağlanıyor. Ancak kullanım süresi uzadıkça, ekrandaki yazılar eski tadı vermemeye başlıyor; lakin doyumsuzluk, bıkkınlığa değil, daha fazla kullanma eğilimine yol açıyor.
Tam bir kısır döngü…
Özellikle “duygusal bağımlılar”, bir yandan internet aracılığıyla sosyalleşirken, öte yandan klavye başında muhataplarında yarattıkları etkiyi gerçek hayatta, yüz yüze ilişkide sağlayamayacakları endişesiyle insan içine çıkamaz hale gelebiliyorlar.
Dolayısıyla facebook, paradoksal olarak hem sosyalleşmeye, hem asosyalleşmeye aynı anda hizmet edebiliyor.
Facebook adlı çocuğun geleceğini çok merak ediyorum.

 
Leave a comment

Posted by Ekim 16, 2011 in Depresyon

 

nezle sürüyor

Hastalık sürüyor =) kırgınlık halsizlik vs… tüm gün yağmur yağdı.. dışarı çıkamadım ve günümü film izleyerek geçirdim, sabah Dövüş Kulübü, Akşam Hızlı ve öfkeli 5, Aşk doktoru ve South Parkın 5. sezonu… bu hastalık canımı sıkıyor ama keyfim normal… yarın spor günü =)

hoşçakal günlük

 
Leave a comment

Posted by Ekim 9, 2011 in Genel

 

Nezleyim =)

Bugünün kaşıntısı dün yediğim hurmalardan olmalı =)  dün spordan sonra terli terli içtiğim soğuk suyun acı intikamı nezle…  evet nezleyim ama nezle ve grip bana anlamsız bir huzur vermiştir hep yine öyle oldu =) günümü istemediğim halde  bilgisayarda, tvde ve kitap okuyarak geçirdim… şu hastalık dışında keyfim moralim yerinde… bugün ev arkadaşımla akşam çıkıp tavla atacaz önemli bir atraksyon yok ama olursa haber veririm =) görüşürüz günlük…

Bugünün Şarkısı  Louis Armstrong = what a wonderfull world
http://www.dailymotion.com/embed/video/x1ysp1
Louis Armstrong-What a Wonderful World redhotjazz

 
Leave a comment

Posted by Ekim 8, 2011 in Genel

 

Güzel bir gün…

Güzel bir gündü benim için hayatında okul ve ev dışında başka aktivitesi olmayan biri için bayağı ilerleme katettim, bu gün okula gittim dersi baştan sona kadar dinledim, zaten ders geyikti ve ilgimi çeken bir konuydu Steve Jobs’un ölümü ve geriye bıraktığı 10 dev eser kronolojik bir sırayla ele alındı hocanın microsofttan apple geçmek olayı için  arabadan inip uçağa binmek şeklinde betimlemesi bayağı hoşuma gitti, bu hocanın metaforları hakkaten iyi, ismi Mustafa Balay, Öğretim üyesi, hal görüş ve davranışlardan muhalif bir görüntü çiziyor… ama sevimli bir şekilde…  dersten sonra iibf nin kafesine gittik arkadaşımla oturduk sohbet ettik… kafenin ortamı çok güzel  birgün fotoğrafını çekerim ve eklerim saat 4 civarı kafeden çıktık ve medikoya yürüdük  marketten  poweradelerimizi aldık ve spor salonunun yolunu tuttuk… yukarı çıktık ve 1 saat 15 dk aletli vucut çalışması yaptık, her tarafım kasıldı =)  ama bu ağrıyı seviyorum… spordan sonra kendimi çok iyi hissettim… monoton ve yavaş hayatıma yeni yeni renkler kattım,  daha sosyal  daha enerjik  ve formda hissediyorum =)  geçmişimi unutmadan gelecek için projelerle geliyorum, kısa orta ve uzun vadeli hedefler bunlar şu an temeldeyim daha ama kendi gökdelenimi inşa edeceğim, telkinim şu: 1 adım attın geri dönüşü yok eskisi gibi olana kadar mücadeleni sürdür =)) şimdi kitap okuycam (Doğan Cüceloğlu’nun Savaşçı Kitabı) Ardından Milli Maç heyecanı var  ardından  Ofelya ablanın “Kendine Güven”  hipnozunu dinleyip yatarım herhalde =)  yarın daha güzel bir gün yarın sinemaya ardından yakın arkadaşım ibrahimi ziyarete gidecem =)   sizi  Taylor Swiftin Stay Beautiful adlı eserle başbaşa Bırakıyorum,  Allaha emanet olun =))

 
Leave a comment

Posted by Ekim 7, 2011 in Depresyon

 

Depresyondan kurtuluş…

merhaba, ben yıllardır red ve inkar politikasıyla yoksaydığım içimde kanım kadar gerçek bir hastalığımı kabullenip bunu aşmak için geçireceğim süreçleri sizinle paylaşmaya karar verdim…  bazı kararlar aldım  bağımlılıklarımdan kurtulacak, çekingenliğimi yenecek, önyargılarımı yıkacak ve kendimi yenileyip, beynimdeki hasarı kendi çabalarımla nasıl yeneceğimi sizinle gün gün paylaşacağım…

Bu Kararı 3 gün önce aldım…

kendime bir yol haritası çizdim…

Artık evde oturup tv izlemek ve facebookta vakit harcamak yok, dün spor salonuna yazıldım bugün spora başlıyorum… facebookumu kapattım, sinema kulübüne katıldım…  kütüphaneden Kişisel gelişim kitapları aldım ve en büyük yardımcım ofelya thomas’ın  ”Güle Güle Stress” “Kendinize Güvenin” ve “Artık sizde hayır diyebilirsiniz”   ses dosyalarını indirdim…

Artık

Zihinsel Gelişimim için  kitap okuyacak

Fiziksel gelişimim için spor yapacak

Psikolojik gelişimim için, Ofelya ablamın hipnoz eğitim setlerini dinleyecek

Sosyal Gelişimim için  üniversite ve görükledeki cafelerinde arkadaşlarımla birlikte zaman geçirecek

Sorumluluk duygumu geliştirmek için tüm derslerime zamanında çalışacak

Duygusal gelişimim için ise onarımım tamamlandığında gönlümün kapılarını açacağım

 

Antidepresan yok…

Uyuşukluk yok

 

En temizinden bu hastalığımdan kurtulacağım…

Bugün Dersten Sonra Spor salonuna gideceğim, eve dönüp duş alacağım  ardından görüklede çekirdek cafede arkadaşlarımla buluşacam, sonra evime dönüp ders çalıştıktan sonra, ofelya ablanın “özgüven hipnoz eğitim cdsini (7. gündeyim) dinleyeceğim.. bu cdyi 21 gün dinlemem gerekiyor…

Bu girişime 2 gün önce girdim ve kendimi çok iyi hissediyorum…

Hergün Günlüğüme yaşadığım gelişmeleri, hislerimi, düşüncelerimi ve katettiğim mesafeyi yazacam…

şimdi spor için havlumu şortumu tshirtümü hazırlamam lazım çünkü dersten sonra body buildinge gidecem( bu bana gerçekten iyi hissettirecek)

Şimdilik Hoşçakalın…

 

 
Leave a comment

Posted by Ekim 7, 2011 in Depresyon

 

Kahreden Farkındalık

klostrofobik biri, bir karadelik tarafından yutulduğunda korkusu da çekilirmi yoksa o duygusu geridemi kalır?

insan ışık hızıyla seyahat ederse gelecekteki poposunu öpmesi mümkünmü?

ses duvarını aşan bir uçakta düşüncelerinizi sesli ifade edebilirmisiniz? veya o düşünceler ağzınızamı tıkılır?

tüm bu saçmalıkları boşverelim de siz bir ülkede Alman gibi çalışıp Amerikalı gibi harcayıp, Bangladeşli gibi yaşayıp bir müslüman gibi defnedilmeyi, açıklayabilirmisiniz?

olağanüstü bir medya ağıyla çevrilen dünyada gelişen olayların aslında hiç bilmediğiniz gibi cereyan ettiğini öğrenseniz bir gün ne hissedersiniz?..

Mesela birgün vucudunuza bir çip yükleneceğini bilseniz o çipin sizi tanımlayacağını öğrenseniz, eğitim sağlık ve yaşam haklarınızın o Rfid çipine bağlı olacağını bilseniz…

Devletlerin, hükümetlerin hergün insanlık zararına onbinlerce projeye imza attığını bilseniz

çocuklarınızın elektromanyetik dalga soluyacağını öngörseniz?

Aslında Dünyanın beyaz sakallı nur yüzlü satanistler tarafından yönetildiğini öğrenseniz

Bu dünyada her saniye bir simülasyon yapıldığını ve 96 saatte Türkiyeyi kuşatma planını Amerikanın Nevada çölünde yapıldığını öğrenseniz

Dünyada Sevginin hızla yokolduğunu hissetseniz!

Güce tapanların artışını görseniz…

Mesela Dünyada eğitime oransal bazda en az para harcayan ülkenin Amerikadan sonra Türkiyenin olduğunu öğrenseniz

Mtv, Cnbc gibi dev emperyal kuruluşların hergün beyninize bir rockstar veyahut rapstar olabileceğinizi enjekte edip hayaller dünyasında tuttuğunu farketseniz

Ve bir gün kendinize ben kimim diye sorduğunuzda Aklınıza cüzdanınızın kredi kartınızın o çok övündüğünüz bokser markanızın gelmesi sizi paniklettiğini farketseniz

Evet…

Panik Yapın evet!

Çünkü siz pislikler!

bu dünyaya Kötülük saçan on binlerce insana, Büronuzda, işyerinizde, meclisinizde, evinizde tepki göstermeyerek desteklemektesiniz

Cahilliğinizin arkasına sığınarak…

Halbuki cahil değilsiniz!

Sizler Pisliksiniz!

Yarın 27 haziran 2010!

birbirinize kredi kartlarınızla…

iç çamaşırlarınızla

paranızla… pulunuzla,

sıfatınızla diplomanızla…

Bindiğiniz arabanızla, Hava atın!

Gülüşün….

Efendilerinizin istediğini yerine getirin

Düşünemeyen üretemeyen mutsuz kitleler!

Hepiniz birer gaz pompacısı…

Birer Beyaz yakalı veya Mavi yakalı olmayı Hakediyorsunuz

Hizmet Edin!

Devam Edin!

Dünyayı değiştirme hayalleri kurun! kendinizi değiştirmeden…

Nasıl olsa yarın 27 Haziran 2010

yarın yine birbirinize aynı hikayeleri anlatıp gülüşüp tüketip tükeneceksiniz dünyayıda yanınıza alarak!

Aydın CAN
26.06.2010

 
1 Comment

Posted by Haziran 29, 2010 in Genel

 

Tabii Aforizma

bazen sözcükler anlamını yitirir, taşıyamaz o yükü ezilir altında kalır, birleşemez cümle kuramaz ve kanserleşirler ağzınızda o zaman gözlerinizden süzülen gözyaşlarınız, acınızı anlatır gözlerden kalplere köprüler inşa edersiniz… bir sessizlik anında bu kadar yoğun ifade aktarımı ne tuhaf!? oysa o an içinizi döksen…iz saatlerce konuşsanız anlatamazsınız, anlaşılmaz…hayatın doğal aforizması bu olsa gerek… aydın

 
Leave a comment

Posted by Haziran 29, 2010 in Anlamlı Yazılar

 

http://nukleer.greenpeace.org baglantisindaki Nükleerle yaşamaya hazır mısın? konusuna bakin

çıkış yapmak Nükleerle yaşamaya hazır mısın?

 
Leave a comment

Posted by Haziran 10, 2010 in Genel

 
 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.