'Biliyormuydunuz?' kategorisi için arşiv

13
Oct
07

WOrdpress yasağını Kırmak

WordPress yasağını delmeye bir çözüm de benden. AnonyMouse adlı siteye girin açılan sayfada aşağıdaki kutucuğaya herhangi bir wordpress bloğunun adresini veya yasaklı herhangi bir siteyi yazın ve tıklayın. Artık internet keyfinize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Tek farkı sağda solda gezinen ufak google reklamları onlarda laftan anlayan cinsten kapatınca bir daha açılmıyor.

ondan sonra www.freedomain.co.nr den   anonymouse sitesinde size verilen linke yönlendirin…

06
Apr
07

GENÇLER ARASINDA KENDİ KENDİNE ZARAR VERME DAVRANIŞI GİDEREK YAYGINLAŞIYOR

Amerika’da yapılan bir araştırma üniversite öğrencilerinin %17’sinin kendini jiletleme, yakma, oyma ya da diğer yollarla kendine zarar verme gibi davranışlar sergilediklerini ortaya koymuş. Bugüne değin kendi kendine zarar davranışı üzerine Amerika’da yapılan en büyük araştırma olduğu belirtilen araştırmaya Cornell ve Princeton üniversiteleri imza atmış. Bulguların yalnızca Amerika ile sınırlı kalmadığının altını çizen araştırmacılar, Kanada ve İngiltere’de yürütülen çalışmaların da benzer sonuçlar verdiğine ve gençler arasında hızla artan kendine zarar verme davranışının ciddiyetine dikkat çekiyorlar.

Kendi kendine zarar verme, bilimsel bir terim olarak ortada intihara dair herhangi bir eğilim yokken kişinin kendi bedenini hırpalayıcı davranışlar sergilemesi olarak tanımlamıyor. Bu davranışların içine saç ya da deriyi çekme, yarma, kemikleri kırma, kendini ısırma girebiliyor.

Araştırmacılar günümüz gençliğinin geçmiş kuşaklara göre stres uyaranlarına daha açık olduklarını ve başa çıkma stratejilerinin zayıf olduğunu söylüyor.

Araştırmanın detaylarına gelecek olursak, kızların erkeklere göre kendine zarar verme davranışını daha çok gösterdikleri ve Asya kökenli katılımcıların böylesi davranışlarda daha az bulundukları bulunmuş. Bir de biseksüelliğin, kendine zarar verme davranışıyla ilişkili olduğu ortaya konmuş. Cinsel kimliğinin fazlaca sorgulayan gençler kendilerine daha çok zarar verme eğilimindeymişler. Gerek kız gerekse erkeklerde en sık görülen yöntemin ise yaralı bölgeyi kaşıma / kazıma, kesme ve delme olduğu açığa çıkarılmış.

Araştırmacılar sürekli olarak kendine zarar verme davranışı sergileyen gençlere dair bir takım tespitlerde de bulunuyor:

•  Diğer yaşıtlarına göre intihar girişiminde bulunmuş olma yüzdeleri 6 kat daha fazla,
•  3.5 kat daha fazla duygu istismarı rapor ediyorlar,
•  Geçmişlerinde psikolojik bir sıkıntı dönemi geçirmiş olma olasılıkları 3 kat daha fazla,
•  İki kat daha fazla yeme bozukluğu sergiliyorlar.

06
Apr
07

AMAZON’DA SAYILARIN OLMADIĞI BİR YAŞAM

“Kavramlar, ifadeleri için kullanılan sözcüklerden bağımsız olarak var olabilirler mi?” Uzun yıllar filozof ve dil bilimcilerin zihnini meşgul eden bu soru, Columbia Üniversitesi’nden Peter Gordon tarafından başka bir boyuta taşınmış gibi görünüyor. Matematiksel kavramlar üzerine araştırmalar yapan Gordon, Amazon ormanlarında yaşayan küçük bir kabilede “2″ sayısından sonra gelen hiçbir sayının konuşma dilinde karşılık bulmadığını keşfetmiş. Gordon, sayılar dilde karşılık bulmadığı sürece sayısal miktarların algılanamayacağına parmak basmış.

Piraha adı verilen 200 kişilik söz konusu avcı-toplayıcı kabile, Amazon’da bir kasabada yaşıyor. Küçük bir sosyal yapı sergileyen kabile henüz sanatla tanışmamış. Para yerine ise takas usulü kullanılıyor. Yalnızca 10 adet sesli ve sessiz sözcük barındıran dilleri, dünyanın en kısıtlı ve kısır dillerinden biri.

Gordon, yaptığı çalışmalar sırasında kabile üyelerinin en basit testlerde bile başarısız olduklarını gözlemlemiş. Örneğin, bir masa üzerine 10 adet çubuk sıralayıp aşağıya bu çubuklara eş çubuklar sıralamalarını istediğinde, 2 ya da 3. çubuktan sonra kabile üyelerinin zorlandıklarını görmüş. Bunun yanı sıra, boş kâğıtlara çizilmiş çizgilere bakarak aynılarını çizmeleri istendiğinde kabile üyeleri bu testte de başarısızlığa uğramış.

Her ne kadar kimi dil bilimciler insanların sayıları içsel olarak doğuştan duyumsayabildiklerini var saysalar da Gordon kendi bulgularının bu düşünceyle çeliştiğine parmak basıyor. Piraha kavmindeki bireylerin 3′ten sonraki sayıları algılayamadıklarını belirten Gordon, bunu kullandıkları dilde bu sayılara karşılık gelen sözcüklerin noksanlığıyla bağdaştırıyor.

Gordon, bu bulgularının dil bilimci Benjamin Lee Whorf’un kuramıyla uyum içerisinde olduğunu belirtiyor. Whorf’un kuramına göre dil ile düşünce birbiriyle karşılıklı etkileşim içerisinde. Diğer bir deyişle dil, düşünme tarzımız üzerine yoğun etkide bulunuyor (Daha detaylı bilgi için bkz. Dil ve Düşünce). Dolayısıyla bu kavim için konuşacak olursak, eğer ki sayıların dilde karşılıkları bulunmuyorsa, sayısal değerleri algı da gelişmemiş oluyor.

06
Apr
07

Çocuklar Neden Tırnak Yer?

Tırnak yeme genellikle çocuklarda görülen bir davranış. Araştırmalar 6 yaş civarı çocukların yaklaşık 25%’inin tırnak yediğini ortaya koyuyor. Bu davranış bozukluğunun çocuğa gerek fiziksel gerekse sosyal anlamda olumsuz etkileri olabileceği düşünülünce konu hakkında yapılan araştırmaların sayısının yüksekliği de kaçınılmaz oluyor. Tırnak yeme alışkanlığının nedenine ilişkin iki temel açıklama var. İlki, bu davranışı kaygıyla bağıntılandırıyor (Hadley, 1984). Sinirleri gerilmiş bir çocuğun bunu dışarıya tırnak yiyerek yansıttığını söylüyor. İkincisiyse “çevresel baskılanma” varsayımı (Schendler, 1984). Bu varsayımsa motor hareketleri kısıtlanmış çocukların tırnak yemeye daha eğilimli olduklarını savunuyor. Günümüzdeki çalışmalarsa genelde bu iki temel üzerinden yapılıyor.

06
Apr
07

Sol Elini Kullananlar Daha mı Zeki?

Sol elini kullanan kişilerin daha zeki olduklarına dair bugüne değin pek çok şey yazılıp çizildi. Bilim dünyasındaki tartışmalarda konuyla ilgili iki güçlü varsayımdan ilki “bilişsel kalabalık kuramı”. Biliyoruz ki beynin sol yarım küresi dil ve sözel becerilerde baskınken, sağ yarım küresi daha çok matematiksel ve uzamsal (mekânsal) becerilerde söz sahibi. Sol el hareketlerini beynin sağ küresinin, sağ el hareketlerini ise sol küresinin yönettiğini düşünecek olursak bilişsel kalabalık kuramı solakların uzamsal ve matematiksel becerilerde daha düşük performans göstermelerini öngörüyor. Çünkü bu yetenekleri kontrol eden sağ yarım küre aynı zamanda sol el hareketlerinin de yönetildiği merkez. Yani etkinliği ikiye bölünmüş oluyor. Oysa sağ elini kullananların el hareketlerini sol yarım küre yönetiyor ve sağ yarım kürenin özelleştiği matematiksel yeteneklerde daha başarılı oluyorlar. İkinci varsayımsa her iki elini de kullanabilenlerin matematiksel becerilerinin daha yüksek olduğunu, çünkü matematiğin sol (dilsel) ve sağ (mekânsal) yarım küreler arasındaki etkileşimi gerektirdiğini söylüyor. Her iki eli kullanabilme becerisininse genelde solaklarda olduğuna dikkat çekerek, solakların matematiksel becerilerinin daha güçlü olduğunu savunuyor. Araştırmaların çoğu ikinci kuramı, yani solakların matematiksel becerilerde daha başarılı olduklarını desteklemekte. Ancak yine de konu hakkında ortaya atılan her bulgu daha fazla araştırmaya gereksinim duyulduğunu vurgulamaya devam ediyor.

06
Apr
07

Sarhoşlar niçin düzgün yürüyemezler?

 

Eğer ki odaklanmada ya da konuşmada güçlük çekme gibi içkinin verdiği ilk sinyalleri göz ardı
edip, alkol almaya devam edersekkendimizi düz bir çizgide yürüyemeyecek kadar kaybedebiliriz. Bunun nedeni, alkolün beynin ince motor hareketlerini denetleyen bölgesi olan serebellumu etkilemesi. Eğer ki, parmağınızla burnunuzun ucuna dokunmakta zorluk çekiyorsanız “serebellum”unuz etkilenmiş demektir.




Popüler Yazılar

 

Kasım 2009
M T W T F S S
« Jul    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

Blog Hiti

  • 23,063 tıklama

twittirdiklerim