'Havadan Sudan' kategorisi için arşiv

07
Jul
08

Komik bir emo şiiri

sen hiç emo oldun mu?
bilir miydin sert rifflerde aglamayı?
bilir miydin hiç bir sorunun yokken sevgilinden ayrılmayı?
acı çekmek için,aglayabilmek için..
sen hiç emo oldun mu ?
saçlarınla kapadın mı gözyaşlarini?
siyah oje sürdün mü mesela tırnaklarına?
kahkülünde meç oldu mu senin hiç?
defalarca yuttun mu dudagındaki piercingi uyurken?
ve kesmek istedin mi bileklerini derinden?
sen hiç emo oldun mu ?
damalı bilekliklerinle sildin mi gözyaslarını?
şaskın gözlerle yukarıya bakıp,
fotografını çektin mi tepeden tepeden mesela?
bilir misin ki emolar da sasar,emolar hep aglar..
sen hiç emo olup agladın mı ..???
haraaaaaaaaaaaaaaaaam

27
May
08

Karanlıktan Korkarmısın?

bence korkmamalısın

karanlığı bir imge olarak

kullanmak insanoğluna özgü olduğu gibi,

karanlık korkusu da insana özgüdür.

çünkü insan yarattığı kötülükleri kendi

gözleriyle görememekten korkar, ve bu

 olanağı tanıyan en verimli ortam

karanlıktır.

aslında renksizlik olan siyah öyle bir

renktir ki, tüm karanlığı, kötülükleri,

 nefretleri, her türlü boktanlığı içine alır;

işte bu yüzden karanlığın rengi siyahtır.

…ve siyah saklar tüm iyi ve güzel

duyguların zıtlıklarını.

bu yüzdendir ki benim rengim siyahtır.

24
May
08

Analitik Anlatım Biçeminden Sloganizme…

İnsanoğlu birgün;

Virgülü kaybetti, söyledikeri birbirine karıştı…
Noktayı kaybetti, düşünceleri uzayıp gitti, ayıramadı onları…
Ünlem işaretini kaybetti birgün de, sevincini, öfkesini, bütün duygularını
yitirdi…
Soru işaretini kaybetti başka gün, soru sormayı unuttu, herşeyi olduğu gibi
kabul eder oldu…
iki noktayı kaybetti bir başka gün, hiçbir açıklama yapamadı.
Hayatının sonuna geldiğinde elinde sadece tırnak işareti kalmıştı…

” içinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca.”

13
Oct
07

Seçim Sizin

Hep bir yerlere yetişme telaşındasınız değilmi?
Hiç vaktiniz yok �fast live� , �fast food� , �fast music� , �fast love��
Dikte ettirilen yükselen değerler �in� ler �out� lar �
Buna benzer bir odada , şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi
Dostluğu klavyelerinde , yaşamı monitörlerinde arayanlar size sesleniyorum
Hangi tuş daha etkildirki sıcacık bir gülüşten yada
Hangi program verebilir bie ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy- paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını ?…
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderbilirmisiniz maille arkadaşınıza
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir ?…
Yada geri dönüşüm kutusunda saklanabilirmi kaybolan zaman
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınızın arasında ?

17
Jul
07

Tekila… Limon… Tuz Ve De ZoooMM

15 Temmuz  2007  gecesi yaptığımız butik kutlamanın odak noktası bu belkide.  Tekila… Limon… Tuz Ve de Bi sürü sarhoşken sarfedilen fuzuli laflar :D

15 temmuz hem sitemizin hemde sevgili Yusuf kardeşimin doğum günüydü. Eğlenceli bir gece geçirmek için bu 3 tag biraraya gelmeli tekrar yazmayacağım başlıkta duruyor zaten

Tekrar hayırlı olsun

www.hataysosyete.com

27
May
07

Bir Tiyatrocu Portresi


EROL GÜNAYDIN: “… Yine yapardım, yine yapardım! Hiç kimse görmese, bitse bile, ölse bile, geberse bile, yine tiyatro yapardım ben!

25
May
07

Bedava sms Mesaj sitesi

http://smscity.com/?rid=351508

site size 20 kredi veriyor ve siteyi önerdiğiniz her arkadaşınız başına hesabınıza 50 kredi yatırıyor. ikitarafta karlı çıkıyor böylece… bence akıllıca
 

25
May
07

Sefalet Çekiyoruz :)

 1161069163axpartilj6.jpg

>>Yılmaz Özdil yazmış:
>>
>>Bizim “kalantor” devletin kaç “makam aracı” var?
>>84 bin.
>>Fakir Almanya’nın?
>>15 bin.
>>Gariban İngiltere’nin?
>>12 bin.
>>Dilenci Japonya’nın?
>>10 bin.
>>Berduş Fransa’nın?
>>9 bin.
>>
>>84 bin makam aracı günde 5 litre benzin yaksa?
>>Rafineri…
>>
>>Bizim “zengin” devletin kaç “makam uçagı” var?
>>19.
>>Fakir Almanya’nın?
>>14.
>>Yoksul Norveç’in?
>>3.
>>Zavallı Yunanistan’ın?
>>1.
>>
>>Bunları durup dururken neden yazıyorum?
>>Şunun için…
>>İngiltere’nin Başbakanı
>>”benim uçak eskidi, Tayyip Erdogan’ın aldıgı uçaktan
>>istiyorum” demis…
>>Kendi hükümetinin Maliye Bakanı,
>>”Eski meski, idare et kardeşim biz vergiyi sokaktan
>>toplamıyoruz, çok paran varsa kendi cebinden al…”
>>cevabını vermiş…
>>Niye? :
>>Gariban ülke çünkü…
>>ACI GERÇEKLER!!!!

24
May
07

Cunhuriyet Çocukları?!

> >Burak ile Levent
> >
> >Onun adı Burak… Kendisine medyada rastlamışsınızdır. Ya bir trafik
> >kazasının kahramanı olarak, ya babasına borç verirken, ya da milyon
> >dolarlık işlere imza atarken… 28 yaşında… Bilkent Üniversitesi’nde
> >okurken, Londra’ya burslu olarak yollandı ve ekonomi eğitimi yaptı.
> >Askerlik görevini henüz yapmadı… Tecilli!.. 1988 Mayıs’ında bir trafik
> >kazasında TRT İstanbul Radyosu Sanatçısı Sevim Tanürek’in ölümüne neden
> >oldu. Şişli’de kırmızı ışıkta durmadı. Kazadan hemen sonra belediye
> >arazözlerinin caddeyi baştan aşağıya yıkayarak 35 metrelik fren izini
> >tamamen sildikleri, olayın cezai yönünün azaltılması için Burak’a kazadan
> >sonra üç ay öncesine tarihli ehliyet verildiği, Sevim Tanürek’in
> >yakınlarının
>azarlandığı, tanıkların hepsinin tehdit edilip
> >korkutulduğu iddia edildi. Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi, Burak için
> >”kusursuzdur” raporu düzenledi. Ölen Sevim Tanürek 8/8 kusurlu bulundu!.
> >Burak hapisten kurtuldu. Kusursuz raporunu veren dairenin Başkanı Eyüp Bey
> >ise, daha sonra Türkiye Deniz İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığına
> >atandı. 2001 yılında evlendi. Babası, oğlunun düğününde takılan 174 adet
> >Cumhuriyet Altını’nı mal varlığındaki artışın nedeni olarak açıkladı.
> >Ayrıca, babası 2001 yılında verdiği mal beyanında oğlu Burak’a 220 bin ABD
> >Doları ve 55 bin Alman Markı borcu olduğunu açıkladı. Üniversiteden yeni
> >mezun, o zaman 22 yaşındaki oğluna… Babası Ülker Grubu ürünlerinin
> >dağıtımını yapan şirketteki hisselerini 1.2 trilyon liraya satana kadar,
> >şirket yönetimini Burak
>sürdürdü.
> >Ve Burak geçtiğimiz günlerde bir kez daha gündemdeydi. Gıda sektöründeki
> >hisseler satılınca, hemen şirketler kurup denizcilik sektörüne girdi. Yüzde
> >50 ortağı olduğu MB Denizcilik adlı şirket, 95 metre uzunluğunda Safran 1
> >adında bir kuru yük gemisi aldı. Gemiyi satan Hasan Doğan, satış fiyatının
> >2 milyon 325 bin dolar olduğunu söyledi. Burak, gemiyi ortağı ile birlikte
> >500 bin doları peşin 36 ay taksitle satın aldı. Ayda 72 bin YTL
> >ödeyecekler. Gemiyi satan Hasan Bey ise, 705 milyon dolara İstanbul’daki
> >İETT Garajı arazisinin sahibi olan Dubai Şeyhi El Maktum’un küçük ortağı
> >oldu. Ayrıca, Hasan Bey’in ablası Remzi Gür ile evli. Remzi Bey, Burak’ı ve
> >kardeşlerini burslu olarak yurtdışında okutuyor, babasının yakın arkadaşı,
> >tatillerini onun yazlığında geçiriyorlar.
> >
>
> >********* Onun adı Levent… 35 yaşında… Gazetelere, televizyonlara hiç
> >çıkmaz. Ücretli bir çalışan. Aylık maaşından başka bir geliri yok. İş
> >Bankası Fon Yönetimi Bölümü’nde çalışıyor. Kolay para kazanmıyor. Risk
> >alıyor, işvereni adına verdiği kararlardan dolayı stres oluyor, terliyor.
> >Ülkenin en iyi üniversitelerinden ODTÜ’nün iktisat bölümünden mezun…
> >Eylül 2004′te kendi gibi ODTÜ mezunu olan Evren ile evlendi. Çankaya
> >Köşkü’nde sessiz sedasız, sade bir düğün yapıldı. Ne trafik kilitlendi ne
> >de yabancı devlet başkanları şahit oldu. Davetliler arasında Köşk’ten bazı
> >personel ve şoförler de vardı. Takı takma merasimi yapılmadı. Gelinin
> >gelinliği Versace gibi yabancı marka değildi, Ankara Olgunlaşma
> >Enstitüsü’nde
>dikilmişti.
> >Vergisini milletin ödediği diğer şatafatlı düğünlerin aksine, babası, düğün
> >nedeniyle Çankaya Köşkü’nde o saatlerde tüketilen elektriğin bedelini
> >cebinden ödedi. Nikahı kıyan Çankaya Belediye Başkanı, çiftten “Laik
> >Cumhuriyete sadık evlatlar” yetiştirmelerini diledi. İstanbul’da 1 milyar
> >200 milyon liraya ev kiraladılar. Çalışıyorlar. Büyük ihtimalle ev
> >geçindirirken zorlanıyorlardır. Çünkü, Ocak ayında bir erkek çocukları
> >oldu. Bu sevindirici olay da sessiz sedasız gerçekleşti, muhabir, kameraman
> >falan izlemedi. Levent, arada bir anne-babasını ziyaret için Ankara’ya
> >geliyor. Koruma istemiyor ve havaalanından taksiye binerek Çankaya Köşkü’ne
> >ulaşıyor. Ancak, şatafatlı ana kapı yerine, köşke ziyaretçilerin alındığı 5
> >numaralı kapıdan giriyor. Nizamiyeden yürüyerek konuta
>çıkarken, her seferinde
> >Cumhurbaşkanlığı korumalarını şaşırtıyor. Birinin adı Burak, diğerinin
> >Levent… .
> >
> >BIRI TAYYIP ERDOGAN’IN DIGERI ISE CUMHURBASKANIMIZ SAYIN NECDET SEZER’IN
> >OGLU…
> >

18
Apr
07

Popüler Kültür Üstüne!..

Ana babaları duygusal ve çocuksu bir kalbe sahipti. Onlar dünyaya karşı tarafsız, duyarsız ve sevgisizler
    REŞAT ÇALIŞLAR
resatcalislar@hotmail.com

Yeni Beyaz Türk Gençliği (YBTG), Beyaz Türkler olarak adlandırılan ve Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 10-20’sini oluşturan insanların şu anda genç olanları. 1975-1990 doğumlu, yaklaşık iki milyonluk nüfusa sahip bir kitle. Benim YBTG tanımım, sadece ekonomik durumu iyi olan gençleri değil, iyi eğitimli olan ama ekonomik durumu orta, hatta ortanın altında olan şehirli gençliği de kapsıyor. Bu yazıda ki betimlemeler, YBTG’nin bütününü olmasa da, YBTG içinde öne çıkan güçlü bir eğilimi anlatıyor.
YBTG, artık televizyon dizilerine, romanlara, filmlere ve internete yansımaya başladı. YBTG’nin eğilimlerini en iyi yansıtan platformlardan biri, Ekşi Sözlük adlı internet sitesi. Yaş ortalaması 25 civarında 4000 yazarı var. Apolitik bir gençlik akımı (ya da gençlik altkültürü) olarak tanımlayabileceğimiz bu site, gençler ve gazeteciler arasında çok moda.

Hiçbir şey yapmamak
Gençlik akımları, normal, düzenli, sistemli, rahat ve ‘evcil’ apolitik yaşama karşı, marjinal, aykırı ve ‘çılgın’ yaşam tarzlarını savunurlar. Hatta bunu abartılı ve bilinçsiz bir şekilde yapabilirler. Marjinalliğe, aykırılığa ve ‘çılgın’lığa karşı şüpheci, hatta olumsuz bir tavır almak (antimarjinalizm) ise, ‘olgun’, oturmuş ve sakin insanlardan beklenebilecek bir yaklaşım. Ekşi Sözlük, bildiğim kadarıyla, dünyadaki marjinalliğe karşı olumsuz bir tavır alan, “Bir şey yapmayalım. Rahat rahat yerimizde oturalım” felsefesine yakın olan ilk gençlik akımı.
YBTG mensupları, dünyada bir şeylerin değişmesini istiyorlar, ama değişebileceğine pek inanmıyorlar. Zorlama, yapay ve yaratıcılıktan yoksun bir şekilde çılgın, aykırı, marjinal, muhalif, politik, idealist, sistem karşıtı, anarşist, hümanist, romantik, rocker tavırlar ve imajlar takınmaktansa, ‘hiçbir şey yapmamayı’ tercih ediyorlar. Sıradışılığa değer verseler de onu düz bir şekilde idolleştirmiyorlar.
İdealist, eylemci bir kafa yapısına, ‘fırtınalı’, duygusal ve çocuksu bir kalbe sahip olan ‘68 kuşağından farklı olarak YBTG, dünyaya olgun, nesnel, tarafsız, dengeli, soğukkanlı, duyarsız, sevgisiz (bilinçli bir sevgisizlik bu), mesafeli, sakin ve şüpheci bir perspektiften bakıyor. YBTG’nin, sıradışı, marjinal, aykırı ya da çılgın olduğunu iddia eden kişilere ve yaklaşımlara karşı olağanüstü bir şüpheciliği var.

Yaşlı bir ruh
YBTG mensupları, sanki genç değil de yaşlıymış gibi bir ruh haline sahipler. Biraz tembel, bıkkın, hatta yorgun bir yanları var.
Üstün yanı, sıradışılık ve yaratıcılık değil, mantık ve belki hatta olgunluk olan bir gençlik YBTG. Belki (mizah konusu haricinde) deha fışkırmayan, ama mantık fışkıran bir gençlik.
Edebiyat alanında, YBTG’ni yansıtmak konusundaki en önemli iki adım bence, Perihan Mağden (İki Genç Kızın Romanı) ve Doğu Yücel (Hayalet Kitap) tarafından atıldı. Her iki yazarın da çizdiği genç tipi, benim bu yazıda anlattığım genç tipinden çok farklı aslında. Perihan Mağden ve Doğu Yücel’in romanları, sıradanlığa ve sisteme öfke duyan YBTG mensuplarını anlatan ve bu gençleri savunan romanlar.
Sıradanlığa ve sisteme öfke duymayan, sıradışılığı ve aykırılığı yüceltmeyen, rahat rahat yerinde oturmayı seven, ama buna rağmen zeki, karışık, ironik (ve biraz sıkıntılı) karakterlere sahip olan YBTG mensuplarının romanı henüz yazılmadı.
Hayalet Kitap, Okul adıyla filme çekiliyor. Filmin başrollerinde Nehir Erdoğan, Burak Altay ve Berk Hakman oynuyor. Perihan Mağden’in İki Genç Kızın Romanı adlı kitabı da Kutluğ Ataman tarafından çekilecek. Kolej, Kampüsistan gibi gençlik dizileri de büyük ilgi görüyor. Ece Erken, Emre Altuğ, Irmak Ünal, Tuğçe Kazaz gibi oyuncular bu dizilerde rol alıyor. Yeni başlayan bu dizilerin YBTG’yi ne şekilde yansıttıkları, analize değer bir konu olabilir belki.




Popüler Yazılar

 

Kasım 2009
M T W T F S S
« Jul    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

Blog Hiti

  • 23,030 tıklama

twittirdiklerim